Hava Durumu

#Araştırma

Dönence Haber – Türkiye ve Bölgesel Haber Portalı - Araştırma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Araştırma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ATATÜRK KİTAPLIĞI KEÇİÖRENLİLERİN HİZMETİNE SUNULDU Haber

ATATÜRK KİTAPLIĞI KEÇİÖRENLİLERİN HİZMETİNE SUNULDU

ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ ATATÜRK KİTAPLIĞI, CUMHURİYET KULESİ 100. YIL HALK KÜTÜPHANESİ’NDE AÇILDI Keçiören Belediyesi bünyesinde hizmet veren Atatürk Cumhuriyet Kulesi 100. Yıl Halk Kütüphanesi’nde, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı tarafından oluşturulan Atatürk Kitaplığı’nın açılış programı gerçekleştirildi. Açılış programına; Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Taylan Yağmur, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kılınç ile çok sayıda davetli ve kütüphane kullanıcısı katıldı. 567 kitap kütüphane kullanıcılarının hizmetine sunuldu Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı tarafından Atatürk Cumhuriyet Kulesi 100. Yıl Halk Kütüphanesi’ne bağışlanan 567 kitap, kütüphane bünyesinde oluşturulan Atatürk Araştırma Merkezi Kitaplığı bölümünde kullanıcıların hizmetine sunuldu. Yapılan bağış, kütüphanenin Cumhuriyet tarihi ve Atatürk araştırmaları alanındaki koleksiyonunun zenginleşmesine önemli katkı sağladı. “Atatürk Araştırma Merkezi’nin çalışmaları Keçiören halkıyla buluştu” Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Taylan Yağmur, programda yaptığı konuşmada “Atatürk Araştırma Merkezi’nin çok ciddi çalışmaları ve içerikleri mevcut. Bunları Keçiören halkıyla buluşturabilmemiz adına bizlerle beraber gerçekleştirmiş oldukları bu çalışma için başta Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kılınç’a ve tüm emektarlara şükranlarımı sunuyorum.” dedi. “Atatürk Kitaplığımız, Ankaralılara hayırlı uğurlu olsun” Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kılınç, ise konuşmasında şunları söyledi: “Bir anayasal kurum olmanın vermiş olduğu sorumluluğa bağlı olarak kitaplarımızı, ansiklopedilerimizi toplumumuzla paylaşmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Atatürk’ümüzü, Millî Mücadele’mizi ve Cumhuriyet tarihimizi çalışan bir anayasal kurum olarak, nitelikli bir şekilde ortaya çıkmış olan çalışmalarımızı kamuoyuna daha hızlı ulaştırabilmek adına belediyelerimizle bu gibi faaliyetler yürütmeye çalışıyoruz. Bu bağlamda Keçiören Belediyemizle son zamanlarda hayata geçirmiş olduğumuz bilimsel etkinliklerimize bir yenisini de burada hayata geçiriyoruz. Kitaplarımızı Keçiören Belediyemizin bu nezih ortamında toplumumuzla buluşturmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Bu vesileyle Keçiören Belediyemize, Belediye Başkanımız Dr. Mesut Özarslan’a ve Belediye Başkan Yardımcılarımıza bizlere göstermiş oldukları ilgi, nezaket ve hassasiyetten ötürü çok teşekkür ediyorum. Atatürk Kitaplığımızın toplumumuza, Ankaralılara hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.” Atatürk Kitaplığı ziyaretçilere tanıtıldı Program kapsamında gerçekleştirilen konuşmalarının ardından Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Taylan Yağmur ve Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kılınç, Atatürk Kitaplığı’nın açılışını yaptı. Kılınç’ın, Atatürk ve Cumhuriyet tarihi alanındaki araştırmalarına katkı sağlamak amacıyla hazırlanan kitaplık bölümünü ziyaretçilere tanıtması ve kütüphanenin gezilmesinin ardından program sona erdi.

Airfryer Kullanıyorsanız Dikkat: Sebzelerdeki Pestisitlerle İlgili Şaşırtan Sonuç Haber

Airfryer Kullanıyorsanız Dikkat: Sebzelerdeki Pestisitlerle İlgili Şaşırtan Sonuç

Airfryer kullanımı son yıllarda özellikle daha az yağla yemek hazırlamak isteyenlerin tercihlerinden biri haline geldi. Ancak bu pişirme yönteminin sebze ve patateslerde bulunabilecek pestisit kalıntılarını nasıl etkilediği de araştırma konusu oldu. Çin Tarım Bilimleri Akademisi Bitki Koruma Enstitüsü ile Nankai Üniversitesi'nden araştırmacılar, pestisit uygulanmış patates ve Çin marulu üzerinde farklı sıcaklık ve pişirme sürelerini test etti. Çalışmada, airfryer kullanımının pestisit kalıntıları üzerindeki etkisinin her ürün ve kimyasal madde için aynı olmadığı görüldü. Pişirme süresi sonucu değiştiriyor Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri, pişirmenin ilk aşamalarında bazı pestisitlerin yoğunluğunun yükselmiş görünmesi oldu. Bunun temel nedeninin ise sebzelerin pişirme sırasında su kaybetmesi olduğu belirtildi. Yani pestisit miktarı aynı kalsa ya da bir miktar azalsa bile sebzenin ağırlığının düşmesi, kilogram başına hesaplanan pestisit yoğunluğunun daha yüksek çıkmasına neden olabiliyor. Pişirme süresi uzadığında ise bazı pestisitlerde parçalanma ve uzaklaşma etkisinin arttığı gözlendi. Bazı kalıntılar airfryer içinde de tespit edildi Araştırmada bazı pestisitlerin pişirme sırasında sebzeden ayrılarak cihazın iç bölümüne ve sıcak hava akışına taşınabildiğine ilişkin bulgular da elde edildi. Özellikle foksim ve diklorvos gibi daha uçucu pestisitlerin sıcaklık ve pişirme süresinden daha fazla etkilendiği görüldü. Araştırmacılar ayrıca airfryer ile derin yağda kızartmayı karşılaştırdı. İncelenen koşullarda derin yağda kızartmanın bazı pestisit kalıntılarını azaltmada daha etkili olduğu belirlendi. Ancak çalışmanın genel sağlık açısından hangi pişirme yönteminin daha sağlıklı olduğunu değerlendirmediği özellikle vurgulandı. Airfryer pestisiti tamamen ortadan kaldırmıyor Araştırmanın ortaya koyduğu temel sonuç ise airfryer kullanımının sebze ve patateslerdeki pestisitleri tamamen ortadan kaldıran bir yöntem olmadığı. Pestisit değişiminin; kullanılan kimyasalın özellikleri, sıcaklık, pişirme süresi ve gıdanın yapısı gibi birçok faktöre bağlı olduğu görüldü.

Haftada 5 Yumurta Tüketenlerde Alzheimer Riski Daha Düşük Bulundu Haber

Haftada 5 Yumurta Tüketenlerde Alzheimer Riski Daha Düşük Bulundu

Kahvaltı sofralarının en yaygın besinlerinden biri olan yumurta, bu kez beyin sağlığıyla bağlantısı açısından araştırmacıların gündemine geldi. ABD'de yürütülen uzun süreli bir araştırmada, yumurta tüketim alışkanlıkları ile Alzheimer hastalığı arasındaki ilişki incelendi. Elde edilen sonuçlar, düzenli yumurta tüketen kişilerde Alzheimer riskinin daha düşük olabileceğine işaret etti. Haftada en az 5 gün tüketenlerde dikkat çeken sonuç Araştırmada, haftada beş veya daha fazla kez bir ya da iki yumurta tüketen kişilerin, ayda yalnızca 1-3 kez yumurta tüketenlere kıyasla Alzheimer'a yakalanma riskinin yüzde 27 daha düşük olduğu görüldü. Sonuçlar, yumurtanın içerdiği bazı besin öğelerinin beyin fonksiyonları açısından önemli olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor. Özellikle yumurtada bulunan kolin, beyin ve sinir sistemi açısından önemli görevler üstlenen bir besin öğesi olarak biliniyor. Yumurta Alzheimer'dan koruyor mu? Araştırmanın sonuçları dikkat çekici olsa da, yumurta tüketiminin Alzheimer hastalığını kesin olarak önlediği sonucuna varmak doğru değil. Beslenme araştırmalarında iki değişken arasındaki ilişkinin bulunması, bunlardan birinin diğerine doğrudan neden olduğunu göstermeyebilir. Yaşam tarzı, fiziksel aktivite, genel beslenme düzeni, yaş ve diğer sağlık faktörleri de bilişsel sağlık üzerinde etkili olabilir. Bu nedenle araştırma, düzenli yumurta tüketiminin daha düşük Alzheimer riskiyle ilişkili olabileceğini gösteren bir bulgu olarak değerlendirilmelidir. Beyin sağlığında beslenme önemli Uzmanların değerlendirmelerine göre bilişsel sağlığın korunmasında tek bir besine odaklanmak yerine genel beslenme düzenine dikkat etmek gerekiyor. Sebze, meyve, tam tahıllar, baklagiller, balık ve sağlıklı yağları içeren dengeli beslenme düzeninin yanı sıra düzenli fiziksel aktivite ve zihinsel-sosyal aktiviteler de beyin sağlığı açısından önem taşıyor. Dolayısıyla yumurtanın sofradaki yeri araştırma açısından dikkat çekici olsa da, Alzheimer riskini değerlendirmek için genel yaşam tarzının bütünü dikkate alınmalı.

Kırmızı Eti Azaltmak Sağlık Açısından Avantaj Sağlayabilir: Araştırmadan Dikkat Çeken Sonuçlar Haber

Kırmızı Eti Azaltmak Sağlık Açısından Avantaj Sağlayabilir: Araştırmadan Dikkat Çeken Sonuçlar

Kırmızı ve özellikle işlenmiş et tüketiminin sağlık üzerindeki etkileri yeniden gündemde. ABD'de yaklaşık 1 milyon kişinin verilerinin değerlendirildiği uzun süreli araştırmada, kırmızı ve işlenmiş et tüketim düzeyi ile ölüm oranları arasındaki ilişki incelendi. Araştırmada, farklı miktarlarda kırmızı ve işlenmiş et tüketen kişilerin yanı sıra yalnızca beyaz et tüketen ve vejetaryen gruplar da karşılaştırıldı. Çalışmaya 988 bin 378 kişi dahil edilirken, katılımcıların ortalama yaşı 56 olarak belirlendi. Ortalama takip süresi ise 27,5 yıl oldu. Bu süreçte 626 binden fazla ölüm kayda geçti. Araştırmacılar ölümleri; tüm nedenler, kalp hastalıkları, kanser ve inme başlıklarında değerlendirdi. Et tüketimi azaldıkça risklerde düşüş görüldü Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri, kırmızı ve işlenmiş et tüketimi daha düşük olan gruplarda bazı ölüm risklerinin daha düşük bulunması oldu. Düşük tüketim grubunda, yüksek tüketim grubuna kıyasla özellikle tüm nedenlere bağlı ölüm, kalp hastalıkları ve kansere bağlı ölümler açısından daha düşük oranlar gözlendi. İnme nedeniyle ölüm riski genel değerlendirmede yaklaşık yüzde 4 daha düşük bulunurken, bazı gruplarda kanser kaynaklı ölüm riskindeki düşüşün yüzde 2 ila 5 arasında olduğu görüldü. Ancak araştırmacılar bu sonuçların dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Çalışma gözlemsel nitelikte olduğu için kırmızı veya işlenmiş et tüketiminin tek başına ölüm riskini artırdığı sonucuna varılamıyor. Beyaz et tüketimi de araştırıldı Çalışmada yalnızca beyaz et tüketen katılımcılar da ayrı bir grupta değerlendirildi. Yüksek miktarda kırmızı ve işlenmiş et tüketenlerle karşılaştırıldığında, yalnızca beyaz et tüketen erkeklerde tüm nedenlere bağlı ölüm riskinin yüzde 7 daha düşük olduğu belirlendi. Bazı yaş ve vücut ağırlığı gruplarında da benzer yönde sonuçlar görülmesine rağmen, araştırmacılar beyaz et tüketiminin bütün katılımcılar açısından ölüm riskini kesin olarak azalttığı sonucuna ulaşmadı. Vejetaryen beslenmeyle ilgili sonuçlar sınırlı Araştırmada vejetaryen beslenen kişiler de incelendi. Ancak bu grubun toplam katılımcılar içerisindeki oranı oldukça düşüktü. 50-64 yaş aralığındaki vejetaryen katılımcılarda tüm nedenlere bağlı ölüm riskinin yüzde 6 daha düşük olduğu görüldü. Bununla birlikte araştırmacılar, vejetaryen beslenme ile genel ölüm riski arasında güçlü ve kesin bir ilişki kurmak için verilerin yeterli olmadığını belirtti. Araştırma ne söylüyor? Çalışmanın ortaya koyduğu temel sonuç, kırmızı ve işlenmiş et tüketiminin azaltılmasının bazı sağlık göstergeleri açısından daha olumlu sonuçlarla ilişkili olabileceği yönünde. Ancak araştırma, "et tüketmek doğrudan ölüm riskini artırır" şeklinde bir nedensellik ortaya koymuyor. Beslenme alışkanlıklarının yanı sıra yaş, kilo, fiziksel aktivite, yaşam tarzı ve diğer sağlık faktörleri de ölüm riskleri üzerinde etkili olabilir. Bu nedenle araştırma sonuçlarının, kırmızı ve işlenmiş et tüketiminin tamamen bırakılması gerektiği şeklinde yorumlanmaması gerekiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.