Bazı müzeler merakınızı daha kapısına ulaşmadan uyandırır. Avusturya’nın Wattens kasabasındaki Swarovski Kristal Dünyaları da böyle bir yer. Yamaca yerleşmiş yemyeşil bir dev, ışıldayan gözleri ve ağzından akan şelalesiyle ziyaretçileri karşılıyor. Dağların önünde duran bu sıra dışı yüz, ardında nasıl bir dünya sakladığını keşfetmeye çağırıyor.
Swarovski’nin kuruluşunun yüzüncü yılı için 1995’te sanatçı André Heller tarafından tasarlanan bu dünyanın bir de masalı var. Hikâyeye göre dev, dünyayı dolaşarak hazineler, bilgiler ve güzellikler topluyor. Sonunda Tirol’e yerleşip biriktirdiği harikaların bekçisi oluyor. İçerideki “Harikalar Odaları”, işte bu hayalin kapılarını aralıyor.
Odalar arasında ilerlerken kristalin ışıkla, aynalarla ve sanatla kurduğu ilişkiyi görüyorsunuz. Her bölüm farklı bir atmosfer sunuyor; kimi yerde yansımalar mekânın sınırlarını belirsizleştiriyor, kimi yerde sanat eserlerinin ayrıntıları dikkatinizi çekiyor. Kristal Kubbe ise çevrenizi saran aynalı yüzeyleriyle bir kristalin içinde duruyormuşsunuz hissi yaratıyor. Burada biraz yavaşlamak gerek. İlk bakışta gözden kaçan güzellikler, durup baktıkça kendini gösteriyor.
Bahçeye çıktığınızda keşif bitmiyor. Yaklaşık 800 bin kristalden oluşan Kristal Bulutu, suyun üzerinde parıldıyor. Gökyüzü, dağlar ve kristallerin yansımaları aynı manzarada buluşuyor. İçeride sanatçıların kurduğu dünyalarda dolaştıktan sonra, dışarıda bu görüntünün karşısında soluklanmak ziyaretin en güzel anlarından biri olabilir.
Kristal Dünyaları’nı gezmek, küçücük bir kristalin ne kadar büyük bir hayale dönüşebileceğini görmek demek. Benim önerim, odaları ve bahçeyi aceleye getirmeden keşfetmek; fotoğraf çekerken arada telefonu indirip yalnızca bakmak. Çünkü buranın güzelliği, parıltının kendisi kadar, insanda uyandırdığı merakta da saklı.
Yolunuz Avusturya’nın Tirol bölgesine düşerse, Swarovski Kristal Dünyaları’na mutlaka uğrayın. Yeşil devin ardındaki odaları keşfetmek ve bahçedeki kristal bulutunun karşısında biraz soluklanmak için kendinize zaman ayırın. Bu geziden yanınızda birkaç güzel fotoğrafla birlikte, küçük bir hayranlık duygusu da götürebilirsiniz.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sibel Mutlu
Yeşil Devin Ardında Saklı Bir Dünya
Bazı müzeler merakınızı daha kapısına ulaşmadan uyandırır. Avusturya’nın Wattens kasabasındaki Swarovski Kristal Dünyaları da böyle bir yer. Yamaca yerleşmiş yemyeşil bir dev, ışıldayan gözleri ve ağzından akan şelalesiyle ziyaretçileri karşılıyor. Dağların önünde duran bu sıra dışı yüz, ardında nasıl bir dünya sakladığını keşfetmeye çağırıyor.
Swarovski’nin kuruluşunun yüzüncü yılı için 1995’te sanatçı André Heller tarafından tasarlanan bu dünyanın bir de masalı var. Hikâyeye göre dev, dünyayı dolaşarak hazineler, bilgiler ve güzellikler topluyor. Sonunda Tirol’e yerleşip biriktirdiği harikaların bekçisi oluyor. İçerideki “Harikalar Odaları”, işte bu hayalin kapılarını aralıyor.
Odalar arasında ilerlerken kristalin ışıkla, aynalarla ve sanatla kurduğu ilişkiyi görüyorsunuz. Her bölüm farklı bir atmosfer sunuyor; kimi yerde yansımalar mekânın sınırlarını belirsizleştiriyor, kimi yerde sanat eserlerinin ayrıntıları dikkatinizi çekiyor. Kristal Kubbe ise çevrenizi saran aynalı yüzeyleriyle bir kristalin içinde duruyormuşsunuz hissi yaratıyor. Burada biraz yavaşlamak gerek. İlk bakışta gözden kaçan güzellikler, durup baktıkça kendini gösteriyor.
Bahçeye çıktığınızda keşif bitmiyor. Yaklaşık 800 bin kristalden oluşan Kristal Bulutu, suyun üzerinde parıldıyor. Gökyüzü, dağlar ve kristallerin yansımaları aynı manzarada buluşuyor. İçeride sanatçıların kurduğu dünyalarda dolaştıktan sonra, dışarıda bu görüntünün karşısında soluklanmak ziyaretin en güzel anlarından biri olabilir.
Kristal Dünyaları’nı gezmek, küçücük bir kristalin ne kadar büyük bir hayale dönüşebileceğini görmek demek. Benim önerim, odaları ve bahçeyi aceleye getirmeden keşfetmek; fotoğraf çekerken arada telefonu indirip yalnızca bakmak. Çünkü buranın güzelliği, parıltının kendisi kadar, insanda uyandırdığı merakta da saklı.
Yolunuz Avusturya’nın Tirol bölgesine düşerse, Swarovski Kristal Dünyaları’na mutlaka uğrayın. Yeşil devin ardındaki odaları keşfetmek ve bahçedeki kristal bulutunun karşısında biraz soluklanmak için kendinize zaman ayırın. Bu geziden yanınızda birkaç güzel fotoğrafla birlikte, küçük bir hayranlık duygusu da götürebilirsiniz.