Bir Kitap Tamircisi'nin Çin'e Uzanan Yolu ve Asıl Soru
Yazının Giriş Tarihi: 08.07.2026 11:21
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.07.2026 12:14
Geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet'te yayımlanan bir söyleşiyi okudum. Yazar Ömür Kurt'un Kitap Tamircisi adlı romanı, Çin'de yürütülen bir kültürel proje kapsamında dünya çocuk edebiyatından seçilen yalnızca sekiz eser arasına girmiş. Türkiye'nin yanı sıra İspanya, Slovenya, Hollanda, Tayland, Malezya, Güney Afrika ve Singapur'dan eserler de aynı seçkide yer alıyor.
Elbette sevindirici bir haber. Ama beni asıl düşündüren, Ömür Kurt'un bir tespiti oldu. Türk çocuk yayıncılığının önündeki en büyük engelin ticari kaygılar olduğunu söylüyor.
İşte asıl konuşmamız gereken yer de burası.
Bir Türk çocuk kitabının dünyanın başka bir ucunda ilgi görmesi neden hâlâ bizi şaşırtıyor? Neden bunu doğal bir gelişme olarak değil de istisnai bir başarı gibi karşılıyoruz?
Çocuk kitapçılarının raflarına bakmak bile yeterli. Çeviri eserlerin ağırlığı hemen göze çarpıyor. Oysa yerli yazarların da güçlü kalemleri, iyi hikâyeleri var. Buna rağmen uluslararası fuarlarda, çeviri haklarında ve tanıtım çalışmalarında aynı görünürlüğü yakaladıklarını söylemek kolay değil.
Kitap Tamircisi bunun aksini gösteren güzel örneklerden biri. Parçalanmış bir el yazmasını onaran bir kitap tamircisinin hikâyesi, büyük bir tanıtım kampanyasının değil, edebi gücünün karşılığını bulmuş görünüyor. Çin'deki akademisyenlerin dikkatini çeken de tam olarak bu olmuş.
Demek ki sorun iyi hikâye yazamamak değil.
Sorun, o hikâyelerin dünyaya ulaşacağı yolları yeterince açamamak.
Yıllardır "Daha iyi çocuk kitabı nasıl yazarız?" sorusuna odaklanıyoruz. Belki artık şu soruyu daha yüksek sesle sormalıyız: Yazdığımız iyi kitapları dünyaya nasıl ulaştıracağız?
Çeviri destekleri, uluslararası kitap fuarları ve tanıtım politikaları bu yüzden önemli. Nitelikli bir kitabın okunabilmesi için önce görünür olması gerekiyor.
Ömür Kurt'u ve Kitap Tamircisini elbette kutlamak gerekir. Ancak bu haberi yalnızca bir başarı hikâyesi olarak okumak eksik kalır. Asıl konuşmamız gereken, iyi edebiyat üretebildiğimiz hâlde onu dünyaya taşımakta neden hâlâ zorlandığımızdır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Metin Mutlu
Bir Kitap Tamircisi'nin Çin'e Uzanan Yolu ve Asıl Soru
Geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet'te yayımlanan bir söyleşiyi okudum. Yazar Ömür Kurt'un Kitap Tamircisi adlı romanı, Çin'de yürütülen bir kültürel proje kapsamında dünya çocuk edebiyatından seçilen yalnızca sekiz eser arasına girmiş. Türkiye'nin yanı sıra İspanya, Slovenya, Hollanda, Tayland, Malezya, Güney Afrika ve Singapur'dan eserler de aynı seçkide yer alıyor.
Elbette sevindirici bir haber. Ama beni asıl düşündüren, Ömür Kurt'un bir tespiti oldu. Türk çocuk yayıncılığının önündeki en büyük engelin ticari kaygılar olduğunu söylüyor.
İşte asıl konuşmamız gereken yer de burası.
Bir Türk çocuk kitabının dünyanın başka bir ucunda ilgi görmesi neden hâlâ bizi şaşırtıyor? Neden bunu doğal bir gelişme olarak değil de istisnai bir başarı gibi karşılıyoruz?
Çocuk kitapçılarının raflarına bakmak bile yeterli. Çeviri eserlerin ağırlığı hemen göze çarpıyor. Oysa yerli yazarların da güçlü kalemleri, iyi hikâyeleri var. Buna rağmen uluslararası fuarlarda, çeviri haklarında ve tanıtım çalışmalarında aynı görünürlüğü yakaladıklarını söylemek kolay değil.
Kitap Tamircisi bunun aksini gösteren güzel örneklerden biri. Parçalanmış bir el yazmasını onaran bir kitap tamircisinin hikâyesi, büyük bir tanıtım kampanyasının değil, edebi gücünün karşılığını bulmuş görünüyor. Çin'deki akademisyenlerin dikkatini çeken de tam olarak bu olmuş.
Demek ki sorun iyi hikâye yazamamak değil.
Sorun, o hikâyelerin dünyaya ulaşacağı yolları yeterince açamamak.
Yıllardır "Daha iyi çocuk kitabı nasıl yazarız?" sorusuna odaklanıyoruz. Belki artık şu soruyu daha yüksek sesle sormalıyız: Yazdığımız iyi kitapları dünyaya nasıl ulaştıracağız?
Çeviri destekleri, uluslararası kitap fuarları ve tanıtım politikaları bu yüzden önemli. Nitelikli bir kitabın okunabilmesi için önce görünür olması gerekiyor.
Ömür Kurt'u ve Kitap Tamircisini elbette kutlamak gerekir. Ancak bu haberi yalnızca bir başarı hikâyesi olarak okumak eksik kalır. Asıl konuşmamız gereken, iyi edebiyat üretebildiğimiz hâlde onu dünyaya taşımakta neden hâlâ zorlandığımızdır.
Kaynak: https://www.cumhuriyet.com.tr/kultur-sanat/cin-e-uzanan-basari-omur-kurt-tan-kitap-tamircisi-2517700