Gece yarısı aniden gelen o yoğun tatlı krizleri, stresli bir toplantının ardından kendinizi buzdolabının kapağını açmışken bulmalar, üzgünken koca bir paket cipsi fark etmeden bitirmeler… Bu senaryo size de tanıdık geliyor mu?
Birçoğumuz yemek yemeyi sadece fiziksel bir ihtiyaç sanırız. Oysa metabolizmamız kadar zihnimiz ve duygularımız da tabağımızla doğrudan iletişim halindedir. Peki, şu an hissettiğiniz şey gerçekten bedeninizin bir çığlığı mı, yoksa zihninizin bir oyunu mu?
Fiziksel (Mide) Açlığı ile Duygusal (Beyin) Açlığı Arasındaki Fark
Beslenme psikolojisinde en sık karşılaştığımız tuzak, fiziksel açlık ile duygusal (yalancı) açlık arasındaki ince çizgiyi kaybetmektir.
İki açlık türü dışarıdan benzer görünse de bedenimizde tamamen farklı çalışır:
Özellik
Fiziksel (Mide) Açlığı
Duygusal (Beyin) Açlığı
Geliş Hızı
Yavaş yavaş, kademeli olarak artar.
Aniden, bir patlama şeklinde ortaya çıkar.
Besin Tercihi
Yemek ayırt etmez; sebze, çorba veya ev yemeği fark etmez.
Yalnızca spesifik besinleri ister (çikolata, hamur işi, cips vb.).
Doyma Hissi
Mide dolduğunda sinyal verir ve yeme eylemi durur.
Mide dolsa bile yeme isteği devam eder.
Sonrasındaki His
Tatmin ve enerji hissi.
Suçluluk, pişmanlık ve utanç duygunun eşlik etmesi.
Stres Anında Neden "Şekerli ve Unlu" Gıdalar Ararız?
Cevap tamamen biyolojimizde saklı: Kortizol ve Dopamin.
Stres, yalnızlık veya can sıkıntısı hissettiğimizde vücut stres hormonu olan kortizol salgılar. Beyin bu huzursuz durumdan bir an önce kurtulmak için hızlı bir "ödül" ister. Şekerli, yağlı ve rafine karbonhidratlı gıdalar ise beyindeki haz merkezi olan dopamin salgısını anında coşturur.
Yani o an yediğiniz çikolata aslında midenizi değil; yalnızlığınızı, stresinizi veya can sıkıntınızı doyurmaya çalışır. Ne var ki bu haz geçicidir; kısa süre sonra kan şekeri hızla düşer ve kendinizi başladığınız yerden çok daha pişman bir noktada bulursunuz.
Yalancı Açlığı Yenecek 3 Pratik Adım
Duygusal açlık krizleri geldiğinde kendinizi suçlamak yerine şu adımları izleyebilirsiniz:
15 Dakika Kuralını Uygulayın: Aniden gelen yeme isteğinde kendinize "Dur ve 15 dakika bekle" deyin. Zihninizi başka bir uğraşla (yürüyüş yapmak, bir arkadaşınızı aramak, kitap okumak) meşgul edin. Duygusal kriz dalgası genelde bu sürede yatışır. Bir Bardak Su İçin:Beyin, susuzluk sinyali ile açlık sinyalini birbirine karıştırabilir. Atıştırmadan önce büyük bir bardak su içip birkaç dakika bekleyin. Duygunuzu Tanımlayın: Kendinize dürüstçe sorun: "Şu an gerçekten acıktım mı, yoksa sinirli/üzgün/sıkılmış mıyım?" Sorunun cevabı bir duyguysa, çözümü buzdolabında değil, o duyguyu yaşayıp kabullenmekte arayın.
Unutmayın...
Beslenmek sadece bedeni doyurmak değil, kendimize gösterdiğimiz bir öz bakım şeklidir. Bir dahaki sefere eliniz bir atıştırmalığa uzandığında durun ve sorun: Acıkan mideniz mi, yoksa ruhunuz mu?
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Aleyna Erözcan
Gerçekten Aç mısınız, Yoksa Sadece Sıkıldınız mı?
Gece yarısı aniden gelen o yoğun tatlı krizleri, stresli bir toplantının ardından kendinizi buzdolabının kapağını açmışken bulmalar, üzgünken koca bir paket cipsi fark etmeden bitirmeler… Bu senaryo size de tanıdık geliyor mu?
Birçoğumuz yemek yemeyi sadece fiziksel bir ihtiyaç sanırız. Oysa metabolizmamız kadar zihnimiz ve duygularımız da tabağımızla doğrudan iletişim halindedir. Peki, şu an hissettiğiniz şey gerçekten bedeninizin bir çığlığı mı, yoksa zihninizin bir oyunu mu?
Fiziksel (Mide) Açlığı ile Duygusal (Beyin) Açlığı Arasındaki Fark
Beslenme psikolojisinde en sık karşılaştığımız tuzak, fiziksel açlık ile duygusal (yalancı) açlık arasındaki ince çizgiyi kaybetmektir.
İki açlık türü dışarıdan benzer görünse de bedenimizde tamamen farklı çalışır:
Özellik
Fiziksel (Mide) Açlığı
Duygusal (Beyin) Açlığı
Geliş Hızı
Yavaş yavaş, kademeli olarak artar.
Aniden, bir patlama şeklinde ortaya çıkar.
Besin Tercihi
Yemek ayırt etmez; sebze, çorba veya ev yemeği fark etmez.
Yalnızca spesifik besinleri ister (çikolata, hamur işi, cips vb.).
Doyma Hissi
Mide dolduğunda sinyal verir ve yeme eylemi durur.
Mide dolsa bile yeme isteği devam eder.
Sonrasındaki His
Tatmin ve enerji hissi.
Suçluluk, pişmanlık ve utanç duygunun eşlik etmesi.
Stres Anında Neden "Şekerli ve Unlu" Gıdalar Ararız?
Cevap tamamen biyolojimizde saklı: Kortizol ve Dopamin.
Stres, yalnızlık veya can sıkıntısı hissettiğimizde vücut stres hormonu olan kortizol salgılar. Beyin bu huzursuz durumdan bir an önce kurtulmak için hızlı bir "ödül" ister. Şekerli, yağlı ve rafine karbonhidratlı gıdalar ise beyindeki haz merkezi olan dopamin salgısını anında coşturur.
Yani o an yediğiniz çikolata aslında midenizi değil; yalnızlığınızı, stresinizi veya can sıkıntınızı doyurmaya çalışır. Ne var ki bu haz geçicidir; kısa süre sonra kan şekeri hızla düşer ve kendinizi başladığınız yerden çok daha pişman bir noktada bulursunuz.
Yalancı Açlığı Yenecek 3 Pratik Adım
Duygusal açlık krizleri geldiğinde kendinizi suçlamak yerine şu adımları izleyebilirsiniz:
15 Dakika Kuralını Uygulayın: Aniden gelen yeme isteğinde kendinize "Dur ve 15 dakika bekle" deyin. Zihninizi başka bir uğraşla (yürüyüş yapmak, bir arkadaşınızı aramak, kitap okumak) meşgul edin. Duygusal kriz dalgası genelde bu sürede yatışır. Bir Bardak Su İçin: Beyin, susuzluk sinyali ile açlık sinyalini birbirine karıştırabilir. Atıştırmadan önce büyük bir bardak su içip birkaç dakika bekleyin. Duygunuzu Tanımlayın: Kendinize dürüstçe sorun: "Şu an gerçekten acıktım mı, yoksa sinirli/üzgün/sıkılmış mıyım?" Sorunun cevabı bir duyguysa, çözümü buzdolabında değil, o duyguyu yaşayıp kabullenmekte arayın.
Unutmayın...
Beslenmek sadece bedeni doyurmak değil, kendimize gösterdiğimiz bir öz bakım şeklidir. Bir dahaki sefere eliniz bir atıştırmalığa uzandığında durun ve sorun: Acıkan mideniz mi, yoksa ruhunuz mu?