Hava Durumu

#Ankara

Dönence Haber – Türkiye ve Bölgesel Haber Portalı - Ankara haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ankara haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KEÇİÖREN’DE ÂŞIKLAR KIRAATHANESİ GELENEĞİ GELECEĞE TAŞIYOR Haber

KEÇİÖREN’DE ÂŞIKLAR KIRAATHANESİ GELENEĞİ GELECEĞE TAŞIYOR

Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’ın ev sahipliğinde Âşıklar Kıraathanesi’nde düzenlenen “Âşıklar Konağı” programında, geleneksel âşık sanatının önemli temsilcileri bir araya geldi. Programa; Geçmiş Dönem Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Geçmiş Dönem Turizm Bakanı ve Gençlik ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanı İlhan Aküzüm, 23. Dönem Ardahan Milletvekili Saffet Kaya, Kars, Ardahan, Iğdır Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Erdoğan Yıldırım, Kırşehirli Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Hilmi Gökçınar, Çankırı Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Adem Can, Türkiye Nakliyeciler Federasyonu Genel Başkanı Deniz Yük, Kars Dernekler Federasyonu Başkanı Nuri Deniz, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile muhtarlar katıldı. “Âşıklar millî, manevi haykırışın gerçek adıdır” Âşıklar buluşmasında bulunmaktan memnuniyet duyduğunu ve gelenekleri Keçiören’de yaşatmaya devam edeceklerini söyleyen Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan konuşmasında şunları ifade etti: “Ben coğrafya olarak Sivas’ta doğdum, büyüdüm ama 93 Harbi’nde Kars’tan gelen bir Karslı ailesinin balasıyım. Hem ağız yapısıyla hem yemek kültürüyle hem de millî, manevi kültür kodlarıyla o coğrafyanın kültürünün ürünleriyiz. O terbiyeyle, o ahlakla, o edeple yetiştirildik. Bizler milliyetçi, maneviyatçı, mukaddesatçı ve muhafazakâr aile evlatlarıyız. Biz yüce Türk Milleti’nin evlatlarıyız. Her zaman övünerek söylüyoruz; bu bir öz kimliktir. Bunun altında Kürt’ü de, Çerkez’i de, Laz’ı da yaşar. Biz bu değerlerle var olduk. Atalarımız bizlere bir dava emanet etmiş, dava insanlık davası demiş. Bu çerçevede, bu muhkem topraklarda bizler olduğumuz müddetçe Nizam-ı Âlem, İlâ-yı Kelimetullah davası her zaman yaşayacaktır ve onu yaşatacağız. Bugün bizleri şenlendirdikleri için âşıklarımızdan ve programa katılan misafirlerimizden Allah bin defa razı olsun. Dünya lideri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a layık bir belediyecilik ile bu vatana, millete ve onun hizmetinde olan, ‘Halka hizmet, Hakk’a hizmettir!’ diyen bir belediyecilikte olacağız. Sizlerin her zaman hizmetkârıyım.” “Âşıkların sözünü ve sazını sadece müziğe indirgemek haksızlık olur” Âşıkların yalnızca türkü ve sazla değil, kültürün ve toplumsal hafızanın taşıyıcısı olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Geçmiş Dönem Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, âşıkların geçmişten gelen kültürel mirası gelecek nesillere aktarmadaki önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Ev sahipliği nedeniyle Belediye Başkanımız Mesut Özarslan’a teşekkür ediyorum. Sivil toplum kuruluşlarına önderlik yapmak kolay değil; gecenizi gündüzünüze katmanız, insanlarla hemhâl olmanız ve kültürümüzü geleceğe taşımak adına köprü olmanız gerekiyor. Âşıklarımızın sözünü ve sazını yalnızca türkü ve müzik olarak görmek haksızlık olur. Bu, başta Âşık Şenlik olmak üzere büyük bir kültürün ve toplum önderliğinin ifadesidir. 93 Harbi’nde söylenen sözler bunun en önemli örneklerinden biridir. Âşık Şenlik başta olmak üzere Taşlıova, Çobanoğlu ve ahirete irtihal etmiş tüm âşıklarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Kültürümüzü bugünden geleceğe taşıyan değerli ozanlarımıza da teşekkür ediyorum. Bizlere düşen, büyüklerimizden aldığımız bu kültürü yeni nesillere aktarmaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın himayesinde ve halkımızın desteğiyle milletimize hizmet yolunda biz de katkı sunma şansı yakaladık. Bu toprakları canlarıyla vatan yapan şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, bugün mücadele verenlere de kolaylık diliyorum. Bize düşen, onların bize bıraktığı bu vatanı imar ve mamur etmek; kültürümüzü geleceğe taşımak da değerli ozanlarımıza düşüyor.” “Âşıklarımız kültürümüzün ve tarihimizin taşıyıcılarıdır” Âşıklar Konağı programının düzenlenmesine ve âşıklara verilen desteğe teşekkür eden Geçmiş Dönem Turizm Bakanı ve Gençlik ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanı İlhan Aküzüm, duygularını şu sözlerle ifade etti: “Bu geceyi organize ettikleri için Sayın Belediye Başkanımıza, Sayın Federasyon Başkanımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ederim. Bizim medar-ı iftiharımız olan, kültürümüzü, tarihimizi, her şeyimizi taşıyan âşıklarımıza verdiğiniz desteklerden dolayı Sayın Başkanım size teşekkür ederim. O zaten Kars sevdalısı bir insandır. Bundan sonra bu samimi desteklerin devamını sizden rica ediyoruz.” “Mesut Başkan vicdanlı ve adil yönetimiyle gönüllerimizde taht kurmuş bir dostumuzdur” Âşıkların, kadim kültürü gelecek kuşaklara aktaran önemli kültür temsilcileri olduğunu belirten 23. Dönem Ardahan Milletvekili Saffet Kaya ise konuşmasında şu mesajları paylaştı: “Kars’ın balası, Keçiören’in hizmetkârı olarak, halkıyla her zaman hemhâl olmuş çalışma azmi içindeki kardeşimi tebrik ediyor, kendisiyle gurur duyduğumuzu ifade ediyorum. Birlik içinde olacağız, beraberlik içinde olacağız; vatanımıza, bayrağımıza, toprağımıza sahip çıkacağız. Ozanlarımızın geçmiş kültürümüzü gelecek kuşaklara aktaran kültür temsilcileri olmaları bizler için bir gurur kaynağıdır. Onlar kültürümüzün temsilcileri ve kadim kültürümüzün teminatlarıdır. Bugün bu havayı teneffüs etmekten çok gurur duydum. Bu geceyi tertip eden herkese ve emeği geçen dostlara şükranlarımı ifade ediyorum. Mesut Başkanımı da kültürümüzün yaşatılması noktasındaki katkılarından dolayı tebrik ediyorum. Kendisini çok sevdiriyor; vicdanlı ve adil yönetimiyle gönüllerimizde taht kurmuş bir dostumuz.” “Gelenek ve göreneklerimizi gelecek nesillere aktarıyoruz” Âşıkların gelenek ve görenekleri gelecek nesillere aktarması için Keçiören’de önemli bir kültür alanı oluşturulduğunu belirten Kars, Ardahan, Iğdır Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Erdoğan Yıldırım, Başkan Özarslan’a şu sözlerle teşekkür etti: “Karslı balası olan Keçiören’imizin çalışkan Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’a teşekkür ediyoruz. Allah razı olsun. Biz de hep sizinle beraberiz. Her zaman bizi yalnız bırakmayan Başkanımıza, âşıklarımızı bir araya getirip haftanın üç günü burada hem bu sanatı icra etmeleri hem de gelenek ve göreneklerimizi bizden sonraki nesillere aktarmaları noktasında böyle bir hizmeti açtığı için çok teşekkür ediyorum.” “Yerel yönetim ve STK iş birliği kültürel faaliyetleri güçlendiriyor” Yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde olmasının kültürel faaliyetlerin etkisini artırdığını vurgulayan Kırşehirli Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Hilmi Gökçınar ise, “Keçiören Belediye Başkanımıza, sivil toplum kuruluşlarına göstermiş olduğu önemden dolayı, bir sivil toplum kuruluşu genel başkanı olarak özellikle huzurlarınızda çok ama çok teşekkür ediyorum.” dedi. “Âşıklar Kıraathanesi ile eski şenlik günlerine yeniden döndük” Âşıklar Kıraathanesi’nin açılmasıyla birlikte kültürel etkinliklerin yeniden canlandığını ifade eden Kars Dernekler Federasyon Başkanı Nuri Deniz, şunları söyledi: “Belediye Başkanımız hem Keçiören’i kucaklayarak hem de sivil toplum örgütlerine değer vererek, bizleri, dernek başkanlarını, federasyon başkanlarını hiçbir zaman yalnız bırakmamış ve desteğini esirgememiştir. Kıymetli Başkanım, size ayrıca gönülden teşekkür ediyorum. Belediye Başkanımız, kültürümüz olan halk ozanlarını gündemde tutmak için Keçiören’e gelir gelmez verdiği sözü tutarak Âşıklar Kıraathanesi’ni açmıştır. Ben Keçiören’de 50 senedir oturuyorum. Samimiyetimle söylüyorum, eski bayramlara, eski şenliklere, eski günlerimize yeniden geri döndük. Mesut Özarslan Başkanımızdan ve Keçiören Belediyesi ailesindeki çalışanlardan Allah razı olsun.” “Birlik ve beraberlikle Keçiören daha güzel olacak” Çankırı Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Adem Can da katılımcıları şu sözlerle selamladı: “Biz birlikte güçlüyüz. ‘Birlikte rahmet, ayrılıkta azap var.’ düsturuyla Başkent Ankara Meclisi’nde, doğduğumuz topraklarla birlikte doyduğumuz topraklara da hizmet etmeye gayret gösteriyoruz. Hep birlikte el ele verirsek Keçiören’imiz daha güzel olacak. Başarılı bir Belediye Başkanımız, başarılı milletvekillerimiz, bakanlarımız; sizlerin de katkısıyla daha güzel günlere gideceğimizi düşünüyorum.” 11 âşık sahne aldı Program kapsamında Beyzade Aslan, Mustafa Aydın, Maksut Koca, Kul Nuri, Zeki Erdalı, Recep Ateş, Selahattin Dündar, Adem Aydın, Muhlis Denizer, İsmail Aladağlı ve Zeynel Çınar olmak üzere 11 âşık, sahneye davet edildi. Âşıklar, seslendirdikleri eserler ve gerçekleştirdikleri atışmalarla programa renk kattı. Türküler ve atışmalar büyük beğeni topladı Âşıkların sahnede icra ettiği türküler ve karşılıklı atışmaları programa katılan vatandaşlar tarafından ilgiyle takip edildi. Geleneksel halk kültürünün önemli unsurlarından olan âşıklık geleneğinin yaşatıldığı programda, katılımcılar türkülere eşlik ederek keyifli bir akşam geçirdi. Programda Başkan Özaslan’a aşıklara verdiği desteklerden dolayı plaket takdim edildi.

KEÇİÖREN BELEDİYESİ ENGELSİZ SOHBET EVİ’NDE DAYANIŞMA BULUŞMASI Haber

KEÇİÖREN BELEDİYESİ ENGELSİZ SOHBET EVİ’NDE DAYANIŞMA BULUŞMASI

Keçiören Belediyesi, özel gereksinimli bireylerin sosyal hayata katılımını desteklemek ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmek amacıyla anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Ankara Engelliler Derneği iş birliğiyle Ihlamur Vadisi Engelsiz Sohbet Evi’nde gerçekleştirilen “Birlik ve Beraberlik Kahvaltı Buluşması”, samimi ve renkli anlara sahne oldu. Programa, Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Taylan Yağmur, Ankara Engelliler Derneği Başkanı Erdal Atay, AK Parti Keçiören İlçe Yönetim Kurulu üyeleri, MHP Keçiören İlçe Başkan Yardımcıları, Ankara Ağır Ceza Hâkimi Sadık Göymen, muhtarlar, özel gereksinimli bireyler ve aileleri katıldı. “Başkanımızın öncelikli amacı engelleri kaldırmak” Özel gereksinimli vatandaşlarla samimi bir sohbet gerçekleştirerek istek ve taleplerini dinleyen Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Taylan Yağmur, konuşmasında şunları söyledi: “Bizler Keçiören Belediyesi olarak Türkiye'de çok nadir olan ve sadece bazı belediyelerde bulunan Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Müdürlüğümüzü kurduk. Keçiören’imiz bir milyon nüfuslu yoğun bir ilçe. Sayın Başkanımız Dr. Mesut Özarslan’ın öncelikli amacı engelleri sadece lafta değil, fiziki ortamlarda da kaldırmak. Burada siz kıymetli vatandaşlarımızla güzel bir sohbet etmek, istek ve taleplerinizi dinlemek için buluştuk. Nerede gördüğünüz bir eksiklik varsa bizlere iletin. Elimizden ne geliyorsa hepsini gerçekleştirmeye çalışacağız.” “Mesut Başkanımıza teşekkür ederiz” Ankara Engelliler Derneği Başkanı Erdal Atay ise hizmetlerden duyduğu memnuniyeti belirterek, “Kader arkadaşlarımızla bizlere bu güzel ortamı yaratan değerli Başkanımız Mesut Özarslan’a çok teşekkür ederiz.” dedi. Aynı sofrada dayanışma ve dostluk Kahvaltı programında aynı sofra etrafında buluşan vatandaşlar, sohbet ederek keyifli vakit geçirdi. Özel gereksinimli bireylerin sosyal yaşamın her alanında aktif şekilde yer almasının önemini ortaya koyan buluşma, farklı kesimleri bir araya getirerek birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden birini oluşturdu. Programda keyifli anlara müzik de eşlik etti. Keçiören Belediye Konservatuvarı Sanatçısı Âşık Reis Ayar, seslendirdiği eserlerle katılımcılara müzik ziyafeti sundu.

Kahveyopya Her Yaştan Ankara’lıyı Buluşturuyor Haber

Kahveyopya Her Yaştan Ankara’lıyı Buluşturuyor

Ankara’nın köklü yerleşim bölgelerinden Keçiören’de faaliyet gösteren Kahveyopya, dünya mutfağından yiyecek ve içeceklerin yanı sıra her akşam düzenlenen canlı müzik programlarıyla bölgedeki eğlence anlayışına farklı bir alternatif sunuyor. Alkolsüz kafe-restoran ve canlı müzik mekânı olarak hizmet veren Kahveyopya’da; Karadeniz gecesinden pop gecesine, sıra gecesinden arabesk gecesine kadar farklı müzik türlerine yönelik programlar düzenleniyor. Mekânın öne çıkan özelliklerinden biri ise misafirlerin alkollü bir mekâna gitmeden; çayını veya kahvesini içerek, yemeğini yiyerek Türkiye’nin tanınmış sanatçılarını dinleyebilmesi. Kahveyopya’nın marka sahibi Av. Ömer Cihat Mert, Ankara’da eğlence mekânlarının yalnızca alkol üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, farklı yaş ve yaşam tarzlarına sahip insanların bir arada vakit geçirebileceği mekânların çoğalmasının önemli olduğunu ifade ediyor. “Eğlenmek için mutlaka alkol tüketmek gerekmiyor” Kahveyopya’nın kuruluş fikrinin insanların farklı tercihlerine hitap eden bir eğlence alanı oluşturmak olduğunu belirten Mert, konsepti şu sözlerle anlatıyor: “Biz insanların eğlenebilmesi için mutlaka alkol tüketmesi gerektiği düşüncesine alternatif oluşturmak istedik. Burada bir aile çocuğuyla gelebiliyor, kadınlar kendi arkadaş gruplarıyla rahatça vakit geçirebiliyor, doğum günü kutlanabiliyor, özel günler geçirilebiliyor. İsteyen yemeğini yiyor, isteyen çayını veya kahvesini içiyor; isteyen de canlı müzik eşliğinde eğleniyor. Bütün bunların aynı çatı altında olabileceğini göstermek istiyoruz. Bizi farklı kılan noktalardan biri de bu. Her yaştan, her gruptan misafirimiz burada eğlenceli vakit geçirebiliyor.” Tanınmış sanatçılar Kahveyopya sahnesinde Kahveyopya’da düzenlenen konser programları haftanın farklı günlerine yayılarak farklı müzik zevklerine hitap edecek şekilde hazırlanıyor. Tek bir müzik tarzına bağlı kalmadan farklı konseptlere yer verdiklerini belirten Mert, şöyle konuşuyor: “Tek bir müzik tarzına sıkışmak istemiyoruz. Bir gün Karadeniz müziği dinlemek isteyen misafirimiz geliyor, başka bir gün pop müzik için gelen oluyor. Arabesk seven de var, sıra gecesi konseptini seven de. Biz burada, globalde en çok dinlenen ve farklı kesimlere hitap eden meşhur sanatçıların alkolsüz mekânda da sahne alabildiğini göstermiş oluyoruz. Böyle mekânların artması lazım ki her vatandaşımız istediği ortamda bu eğlenceyi yaşayabilsin.” “Eğlenmek için mutlaka alkollü mekân şart değil” Kahveyopya’nın sunduğu konseptin yalnızca ticari bir tercih olmadığını, Ankara’daki sosyal yaşamda farklı bir ihtiyaca da karşılık verdiğini belirten işletme yetkilileri, alkolsüz eğlence mekânlarının sayısının artması gerektiğini savunuyor. Ömer Cihat Mert, farklı yaşam tarzlarına sahip insanların kendi tercihlerine uygun ortamlarda sosyalleşebilmesinin önemli olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullanıyor: “Ankara’da eğlenmek isteyen herkes aynı şeyi tercih etmiyor. İnsanların yaşam tarzları, alışkanlıkları ve beklentileri farklı. Dolayısıyla eğlence mekânlarının da çeşitlenmesi gerekiyor. Alkollü mekânlar elbette olabilir ama bunun yanında alkolsüz ve ailelerin de çocuklarıyla gelebileceği, kadınların arkadaşlarıyla rahatça vakit geçirebileceği, insanların sadece çay kahve içerek de canlı müzik dinleyebileceği ve eğleneceği mekânların da çoğalması gerektiğini düşünüyoruz. Biz ses sisteminden dekora kadar işletmemize sürekli yatırımlar yaparak misafirlerimizin memnuniyetini artırmayı hedefliyoruz. Gördüğümüz tablo da Ankara’da böyle mekânlara istek ve ihtiyaç olduğunu gösteriyor.” “Böyle mekânların şehrin geneline yayılması gerekiyor” Ankara’da bu tarz eğlence konseptlerinin daha çok belirli bölgelerde yoğunlaştığını belirten Mert, Keçiören gibi yoğun nüfusa sahip ilçelerin de sosyal yaşam açısından bu tür mekânlara ihtiyaç duyduğunu ifade ediyor. Mert, Keçiören’de işletmeye gösterilen ilgiden memnun olduklarını belirterek şöyle konuşuyor: “Biz misafirlerimizden çok güzel geri dönüşler alıyoruz. Özellikle Keçiören’de böyle bir eğlence mekânı olmasından çok memnunlar. Her hafta farklı bir sanatçı kadrosu sahne alıyor işletmemizde. Bu sanatçılarımızın hepsi de gündemde olan ve seveni çok olan sanatçılarımız. Keçiören, Ankara’nın çok eski ve köklü yerleşim yerlerinden biri. Burada çok büyük bir nüfus ve çok sayıda aile yaşıyor. İnsanların eğlenmek veya güzel vakit geçirmek için mutlaka ilçenin dışına çıkması gerektiğini düşünmüyoruz. Dolayısıyla Keçiören gibi bölgelerde de insanların ailesiyle, arkadaşlarıyla, çocuklarıyla birlikte gönül rahatlığıyla gelebileceği, yemek yiyip müzik dinleyebileceği, özel günlerini kutlayabileceği mekânların olması gerekiyor.” “Eğlenmenin tek bir şekli yok” Kahveyopya’nın hedefinin farklı beklentilere sahip misafirleri aynı çatı altında buluşturmak olduğunu belirten Ömer Cihat Mert, sözlerini şöyle tamamlıyor: “Bizim amacımız insanların kendilerini rahat hissedeceği bir ortam oluşturmak. Çayını, kahvesini içmek isteyen de gelsin; ailesiyle yemek yemek isteyen de, arkadaşlarıyla doyasıya eğlenip dans etmek isteyen de. Eğlenmenin tek bir şekli yok. Ankara’da bu çeşitliliğin artmasını ve insanların kendi tercihine uygun mekânlara daha kolay ulaşabilmesini istiyoruz.”

Gönül Kupası Pick-Pong Türkiye Şampiyonası Ankara’da Tarihe Geçti Haber

Gönül Kupası Pick-Pong Türkiye Şampiyonası Ankara’da Tarihe Geçti

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı özel engelli bakım merkezleri ile kamuya bağlı bakım merkezlerinde kalan bireylerin katılımıyla düzenlenen Gönül Kupası Pick-Pong Türkiye Şampiyonası, 28-29 Mart 2026 tarihlerinde Ankara’da büyük bir coşku ve yoğun katılımla gerçekleştirildi. Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan organizasyon, yalnızca bir spor etkinliği değil; aynı zamanda umutların, eşitliğin ve insan onurunun sahaya yansıdığı güçlü bir sosyal dönüşüm hareketi olarak tarihe geçti. Engellerin ortadan kalktığı, rekabetin centilmenlikle buluştuğu bu anlamlı organizasyonda; sporcuların sahadaki azmi, kararlılığı ve birlikte başarma duygusu izleyen herkese unutulmaz anlar yaşattı. Pick-Pong sahasında atılan her adım, yapılan her vuruş yalnızca bir sayı değil; bir hayalin, bir mücadelenin ve hayata tutunma iradesinin sembolü oldu. Projenin temelleri Kasım ayında atıldı. Uluslararası Raket Sporları Derneği Danışma Kurulu Üyesi Gürdal Gümüş, Uluslararası Raket Sporları Derneği adına Davut Güngör ve Dr. Serhat Duruhan Bakım Merkezi Kurucusu Özlem Duruhan’ın koordinasyonunda yürütülen eğitim sürecinin ardından, bakım merkezlerinde Pick-Pong çalışmaları aktif olarak uygulanmaya başlandı. Bu süreçte sporun iyileştirici ve birleştirici gücüyle bireylerin sosyal, fiziksel ve bilişsel gelişimlerine önemli katkılar sağlandı. Ağır engelli bireylerin (bedensel, zihinsel ve ruhsal) aktif katılımıyla başlayan bu yolculuk, kurumlarda oluşan pozitif sinerji ile kısa sürede büyük bir dönüşüme sahne oldu. Spor sayesinde yalnızca fiziksel gelişim değil; özgüven, iletişim, aidiyet ve mutluluk duyguları da güçlendi. Bu anlamlı süreç, Gönül Kupası ile zirveye taşındı. 10 farklı şehirden 10 kurum, 50 sporcu ve 100 katılımcının yer aldığı organizasyon, yalnızca bir turnuva değil; aynı zamanda bir farkındalık platformu oldu. Katılımcılar 28 Mart sabahı 100 kişilik bir ekip halinde Anıtkabir’i ziyaret etti. Hayatlarında ilk kez Anıtkabir’i görme fırsatı yakalayan engelli bireylerin yaşadığı heyecan ve duygu dolu anlar, organizasyonun en unutulmaz karelerinden biri olarak hafızalara kazındı. 27 Mart’ta Ankara’da bir araya gelen ekip, toplu konaklama ile sosyal etkinliklerde buluştu. Ardından gerçekleştirilen kura çekimi ile takımlar A ve B gruplarına ayrıldı. 28 Mart saat 15.00’te başlayan grup maçlarında sahaya çıkan sporcular, tüm önyargıları yıkan performanslarıyla izleyenleri kendilerine hayran bıraktı. 29 Mart’ta oynanan yarı final ve final müsabakaları ise heyecanın doruğa ulaştığı anlara sahne oldu. Takım formatında düzenlenen şampiyonada, her kurumdan farklı engel gruplarına sahip 4 sporcunun yer aldığı takımlar mücadele etti. “Ağır engelli” olarak tanımlanan bireylerin sahada sergilediği takım ruhu, centilmenlik ve rekabet duygusu; sporun kapsayıcılığını ve dönüştürücü gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Sahada kazanılan sadece maçlar değil; özgüven, dostluk ve birlikte başarma inancı oldu. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi üyesi, ülkemizde sporun ve sporcunun gelişimine önemli katkılar sunan Ömer Gürsoy Türkiye Milli olimpiyat komitesi üyesi ve spor camiasının değerli önderlerinden Erol Bülbül’ün kıymetli katılımlarıyla; duyguların, rekabetin ve centilmenliğin bir arada yaşandığı unutulmaz bir organizasyon gerçekleştirildi. ÖZBAKTER (Özel Bakım Merkezleri Derneği) desteğiyle gerçekleştirilen organizasyona, Yönetim Kurulu Başkanı Evren Arslan katılım sağladı. Gönül Kupası’nın ortaya koyduğu etki, bu organizasyonun yalnızca bir başlangıç olduğunu gösterdi. 2026 yılı içerisinde 7 bölgede yaygınlaştırılması planlanan proje, 330 bakım merkezine ve yaklaşık 33.000 bireye ulaşarak çok daha büyük bir sosyal etki yaratmayı hedefliyor. Gönül Kupası, engelli bireylerin “izleyen” değil, “oynayan”, “üreten” ve “başaran” bireyler olduğunu tüm Türkiye’ye gösterdi. Bu organizasyon, sporun sadece bir rekabet alanı değil; aynı zamanda bir umut, bir iyileşme ve bir toplumsal bütünleşme aracı olduğunu güçlü bir şekilde ortaya koydu. Ankara’da yükselen bu ses, aslında tüm Türkiye’ye verilen bir mesajdı: Engeller sahada değil, zihinlerdeydi… ve o engeller, Gönül Kupası ile birer birer ortadan kalktı. Evren Arslan – ÖZBAKTER Yönetim Kurulu Başkanı “Gönül Kupası, bizim için yalnızca bir spor organizasyonu değil; insan onuruna yakışır bir yaşamın mümkün olduğunu gösteren çok kıymetli bir adımdır. Bugün burada sahaya çıkan her bir birey, aslında hayata karşı verdiği mücadelenin en güçlü temsilcisidir. Onların gözlerindeki umut, yüzlerindeki tebessüm ve sahadaki azimleri bize bir kez daha gösterdi ki; doğru fırsatlar sunulduğunda hiçbir engel aşılmaz değildir. Bu organizasyonla birlikte bakım merkezlerimizin sadece yaşam alanı değil, aynı zamanda gelişim, üretim ve mutluluk merkezleri olduğunu tüm Türkiye’ye göstermiş olduk. Gönül Kupası’nın büyüyerek binlerce bireyin hayatına dokunacağına yürekten inanıyorum.” Davut Güngör – Uluslararası Raket Sporları Derneği “Gönül Kupası, sporun gerçek anlamını yeniden hatırlattı bize. Burada kazanan ya da kaybeden yoktu; burada birlikte başaran, birlikte güçlenen ve birlikte umut olan insanlar vardı. Pick-Pong’u sadece bir spor branşı olarak değil, bir sosyal dönüşüm aracı olarak konumlandırdık. Bugün sahada gördüğümüz tablo, bu vizyonun ne kadar doğru olduğunu açıkça ortaya koydu. Ağır engelli olarak tanımlanan bireylerin sahada sergilediği performans, azim ve takım ruhu hepimize ilham verdi. Bu bir başlangıç. Hedefimiz; Türkiye’nin dört bir yanında, binlerce bireyin sporla hayata yeniden tutunduğu bir sistem kurmak. Gönül Kupası, bu yolculuğun en güçlü adımlarından biridir.” Özlem Duruhan – Dr. Serhat Duruhan Bakım Merkezi Kurucusu “Bakım merkezlerimizde yıllardır bireylerimizin hayatlarına dokunmaya çalışıyoruz. Ancak Gönül Kupası ile birlikte şunu çok net gördük; spor, dokunduğu hayatı sadece değiştirmiyor, adeta yeniden inşa ediyor. Antrenman sürecinden turnuva gününe kadar geçen her an, bizim için ayrı bir mucizeydi. Daha önce içine kapanık olan bireylerin sahada özgüvenle mücadele ettiğini görmek, iletişim kurmakta zorlanan bireylerin takım arkadaşlarıyla bağ kurduğuna şahit olmak tarifsiz bir duyguydu. Bugün burada izlediğimiz tablo, aslında onların neler başarabileceğinin en güzel kanıtıdır. Gönül Kupası, sadece bir organizasyon değil; kalplere dokunan, hayatlara yön veren bir iyilik hareketidir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.